Çok Telefonla Oynayan Çocuklara Ne Olur?
Telefonun Gücü Adına!
Herkese selam! Şimdi bir anlığına, şuradaki kafede oturduğumu ve sağımda, solumda, her yerde telefonla oynayan çocuklar olduğunu hayal et. Bir de düşün, her birinin “baba bana telefon al, bak herkesin var” dediğini… “Baba, telefon almazsan çocuğunla nasıl anlaşacaksın?” Bu şaka bir yana, telefonun çocuklar üzerindeki etkilerini düşündüğümde, insanın kafasında daha fazla soru beliriyor.
Telefonlar gerçekten de hayatımızın her köşesine girmiş durumda. Evet, ben de bir telefon bağımlısıyım, ama şimdi bunu söylerken o kadar utanıyorum ki. Telefonun ekranından bir şeyler yaparken (yani, sosyal medyada birkaç saat kaybolarak) aslında zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Bir de, gözlerim her yanlışa, “Görmemen gereken her şeye” kayıyor. Durum böyleyken, tabii ki, telefonla oynayan çocuklara ne olur sorusu kafamı karıştırıyor.
Çok telefonla oynayan çocuklara ne olur? Hmm… Hadi bakalım, açalım bu konuyu biraz daha derinlemesine.
Telefonların Gizli Gücü
Bir arkadaşım var, onun küçük kızı telefonla o kadar vakit geçiriyor ki, bazen 3 yaşındaki çocuk bir video izlerken (hem de sessizde!), benim gözlerim fal taşı gibi açılıyor. Gerçekten, anlamadım. Benim çocukken en eğlenceli şeyim, top oynamak, belki biraz da sokakta kaybolmak! Ama bunlar şimdi çocuklara göre geçmişin hikâyeleri gibi… Herkesin elinde bir telefon, her şeyin şimdilik dijitalleşmiş olduğu bir dünyada, çok telefonla oynayan çocuklara ne olur sorusu, bazen korkutucu oluyor.
Şimdi soruyorum: Bu çocuklar büyüdüğünde, her şeyin ekran olduğu bir dünyada ya da telefonun ekranına bağımlı bir şekilde nasıl bir yaşam sürecekler? Gerçekten, iyi bir şef mi olurlar, yoksa ekranın kölesi mi? Ya da, muhtemelen sadece bir “scroll” makinesi olurlar, hiçbir şeyi tam anlamadan geçerler!
Her Şeyin Başlangıcı: Ekranla Tanışma
“Baba, annemle video izliyorum!” diyen 4 yaşındaki çocukları düşünün. Valla, ben de 4 yaşımdayken, bahçede top oynuyordum, neredeyse dünya dönerken bile topum kaybolur, gülüp oynardım. Ama şimdi, 4 yaşındaki çocuklar ekran karşısında, dünyayı belki de çok daha fazla keşfedecekler. Ama şöyle bir şey de var: Çocuklar, ekrana sürekli bakarak aslında dünyayı kaçırıyorlar. Topu görmek yerine, YouTube’da ne var diye bakıyorlar! Ha bir de, “Oynamak yerine sosyal medya mı kullanıyorsunuz, çocuklar?” dediğinde, aslında çocuğa ne demiş oluyoruz? Onlar da “Hayır!” diyecek ve ekranına odaklanmaya devam edecek. Onları küçük görmek ne kadar hoş olur ki?
Ekranla Büyümek: Bir Başka Dünya
Geçenlerde, arkadaşımın 7 yaşındaki kızı telefonuna bakarken bana dönüp, “Yani ben TikTok videosu çekerken bunu yapamıyorum, bunu nasıl yapabilirim?” diye sormuştu. Gözlerim açıldı. Gerçekten böyle mi oluyor? Çocuklar, telefondan başını kaldıramayacak kadar büyümüşler… Ne yapacaklar? Oturup Instagram’a bakacaklar mı, yoksa Youtube’dan pratik yaparak yemek tarifleri mi arayacaklar? (Vallahi, ben de öyle, arada sırada yemek tarifine bakıyorum, ama asıl mesele çocukların bu kadar erken başlamasıydı.)
Telefonun gücü o kadar büyük ki, çocuklar yavaşça birer telefon mühendisi ya da sosyal medya fenomeni olma yolunda ilerliyorlar. Gelecekte, telefonla büyüyen çocuklar, ne yapacaklar? Şirketlerin CEO’ları mı olacak? Yoksa hep “scroll” yaparak dünyalarını mı geçirecekler?
İç Ses: “Bunun Sonu Ne Olur?”
(Bir iç ses başlar, kafanda…)
Ben: “Bu çocuklar ekranla büyürse, ne olur?”
İç Ses: “Belki de bazı çocuklar, teknolojiye bağlı olmayan yetenekler kaybedecekler. Her şey ekran olsa da, yaşamın daha somut yanlarını öğrenmeleri zor olabilir. Bunu düşündüğümde, çocukları telefonlara daha fazla bağlamak mı doğru? Yoksa onlara başka bir yol mu göstermeliyim?”
Ben: “Ama çocuklar mutlu. Ekranlarla büyüyen çocukların da eğlenceli bir dünyası var, onlara bunu anlatmalıyız. Her şey denge meselesi.”
Tamam, bu biraz derin oldu. Ama ne olursa olsun, bir telefon, çocuğun eğlenceli dünyasına dönüşse de, zamanla bunun bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Aksi takdirde, çocuklar ne zaman eğleneceklerini, ne zaman dinleneceklerini, ne zaman dünyayı keşfedeceklerini unutur hale gelebilirler.
Sonuç: Teknoloji, Ama Sınırlı
Çok telefonla oynayan çocuklara ne olur? Belki de, bir noktada, telefonun o büyülü gücü onlara da fazla gelebilir. Ama tabii ki, bu biraz da biz yetişkinlere bağlı. Eğer her şey ekranın karşısında olacaksa, çocuklar sadece kaybolmuş birer figür olur. Bu yüzden, ekranla büyüyen çocukların her şeyi görüp, hissedebilmesi ve dengeyi bulması çok önemli. Biz yetişkinler de, onlara bu dengeyi öğretmeli ve telefonun da, hayatın küçük bir parçası olduğunu unutmamalıyız.
Ekranlar hayatın gerçeği olabilir, ama gerçek dünyayı unutmak için biraz fazla zaman harcamamalıyız.