Bir sabah, kasvetli bir iş gününde, ofise doğru yürürken, yol kenarındaki parkta birkaç kişi koşuyor. Birinin suratında belirgin bir stres ve endişe var, adımlarını hızlandırmış ve teri yüzünden süzülen damlalar belirgin. Aniden, bedeninin verdiği fiziksel bir yanıtla duruyor. Hızla birkaç adım atarak parkın kenarına yöneliyor ve dikkatlice etrafına bakıyor. Sonra bir anda fark ediyorum: Stres, bazen insan bedeninin sınırlı gücünü ve kontrolünü alt üst edebilen, sadece zihinsel değil, fiziksel bir etkendir. Peki, bu kadar derin bir deneyimin, insan bedeninin en özel alanlarında –örneğin idrar kaçırma gibi– izler bırakabilmesi, zihnin ve bedenin doğası hakkında ne tür soruları akla getirir? Stres ve…
6 Yorum